Birlikte döşediğimiz evin anahtarını soktum kilide. Ancak bu sefer kilidin açılması daha da kolaydı sanki...
Birlikte döşediğimiz evin anahtarını soktum kilide. Ancak bu sefer kilidin açılması daha da kolaydı sanki. Defalarca konuşmuştuk, nasıl çözeriz diye, iç mimar arkadaşlarımıza danışmıştık. Herkesin fikirlerini almış, bazı haftasonları evi nasıl güzelleştiririz diye sokaklarda dolaşmıştık. Ama dedim ya bu sefer kilit çok kolay açılmıştı.

Neyi mi çözmeye çalıştık. Kapıdan girildiğinde direkt oturma odasına geçiliyordu. Bu durumdan hoşlanmıyorduk. Sanki izleniyormuş gibi geliyordu insana. Sabahlara kadar film seyrettikten sonra koltukta uyaya kalırdık. Boşalmış bardaklar ve yorgun zihinlerle. En sonunda bir paravan almaya karar vermiştik. Rengine ben karar verecektim. Ama bunların hepsi önümüzdeki ay alınacaktı. Bu ay biraz parasızdık çünkü… Olsun ne önemi vardı beklerdik. Ama kapının kilidi bu sefer çok kolay açılmıştı. Keşke o eve ilk girdiğimiz anda o paravanı alsaydık. Onun ve benim arama çekilen bir paravan. Birbirimizin ayıplarını kapatan bir paravan. Çünkü artık birbirimizden utanacak ve çekinecek yerlerimiz vardı. Birbirimizden saklamamız gereken günahlara sahip olmuştuk. Sahi, bir paravan kapatabilir miydi günahları?

O çıplaktı, kadın da… Benim olmaya asla cesaret edemediğim kadar çıplaktılar hem de. Peki çıplaklık neydi? Ben çok mu giyiniktim duygularım sereserpe ortalardayken, onlar daha mı giyinikti sevişirken… Peki şimdi neden sızlıyordu kalbim.

aldatılmakO her zamanki gibi çok yakışıklıydı. Saçları da her zamanki gibi dağınık. Bacağındaki yara izi hala geçmemişti. Beraber dolaşırken, ayağı takılıp düşmüştü. Çok derin bir yaraydı. Haftalarca pansuman yapmıştım. Çünkü O kana dayanamıyordu. Neyse geçmek üzereydi. İlk zamanlar derin iltihap kaparsa diye çok korkmuştuk. Şimdi ise, sadece küçük bir iz kalacaktı. Beraber yürüdüğümüz yollardan O’na, sadece küçük bir yara izi. Kızın kürek kemiğindeki dövme çok güzeldi. Ben bir türlü nasıl bir dövme istediğime karar verememiştim oysa ki. Yoksa bu yaşadığımın nedeni bu muydu? Nerede yaptırmıştı sormak isterdim. Ama inanır mısınız hiç vaktim olmadı. Sorsam cevap verir miydi, onu da bilmiyorum. Ama soramadım dedim ya vaktim olmadı.

Beraber aldığımız ekose battaniye, kızın bacaklarının dolandığı O’nun kalçalarının başladığı yerin hemen altındaydı. Alırken korkmuştuk tüy verir mi diye? Hiç kullanmaya fırsatımız olmamıştı. Acaba veriyor muydu? Sormak istedim. Kızın bacaklarına ve O’nun sırtına yapışmış mıydı battaniyenin tüyleri. Çıplak tenlerine batıyor muydu?

Kızın uzun siyah kıvırcık saçları çok güzeldi. Dışarı çıktığımda ilk iş bir kuaföre gitmek olacaktı. Zaten kırıklarım da vardı. Uçlarından 3 numara kestirmeye karar verdim. Saçlarımda O’nun kokusu vardı çünkü hala. Sabah evden çıkarken onları öpmüş ve güzel birgün geçirmemi dilemişti. Gerçekten de çok güzel birgün oluyordu. Herşey olanca çıplaklığıyla gözlerimin önündeydi çünkü. Ve herşey de güzeldi aslında, eğer ben burada olmasaydım. Ama buradaydım.

Kızın beli ve kalçaları da çok güzeldi. O’nun ellerinin beyaz rengi, kızın esmer kalçaların
Elif Oktav Erdemli'nin Aldatılmak Önemli Değil Aslında makalesini siz de AddThis eklentimiz ile paylaşın:
 
 
 
Ana Sayfa  | Elif Oktav ErdemliDijital Dünya  | Denemeler | İletişim


 Makalelerimi takip etmek için FeedBurner hesabıma kayıt olabilirsiniz. 


elifoktav.com © 2007 - Tüm hakları saklıdır.
Elif Oktav Erdemli`nin facebook sayfası Elif Oktav Erdemli`yi twitter`de takip edin! Elif Oktav Erdemli`nin linkedin sayfası Elif Oktav Erdemli`nin Google + sayfası