Evet, aynen öyle, hem de iş yaşamının ortalık yerinde günlük koşturmacının tam da ortasında insan bir bardak su ile terbiye edilir mi?
Evet, aynen öyle, hem de iş yaşamının ortalık yerinde günlük koşturmacının tam da ortasında insan bir bardak su ile terbiye edilir mi? Aslına bakacak olursanız, insan her an, her yerde, her şekilde terbiye edilir. Patlıcan değiliz ki terbiye olmak için, tencerenin içine girelim.

Neyse efendim, hikâyemiz şöyle başlar:

“Misafirimize bir bardak su rica edebilir miyiz?” sözünün ardından toplantı başlar. Saatler saatleri kovalar, toplantı odasında şirket çıkarları ve en dürüst çözüm yolu için ter, emek ve enerji sarf edilir. Sonuçta orta yol bulunur ve toplantıdan çıkılır. Herkes mutludur.

Ancak her zaman olduğu gibi bu anda da hesaplanmayan bir şey vardır. Bir bardak su için toplantı odasının dışında biriktirilen öfke… Toplantı geçer, saatler ilerler de dışarıda biriktirilen o öfke geçmez. Getirilen su bile ter olarak dışarı atıldıktan sonra, buhar olarak gökyüzüne karıştırmıştır bile. Bir bardak su zaman diliminde bu kadar yol almışken, bir insan alamaz. İşte insanoğlunu trajedisi de burada başlar.

Peki, siz içinizdeki öfkeyi ne kadar süre tutarsınız? Yüzünüz kaç saat asılı kalır. Derdinizi anlatmak için tenha, kuytu, ücra bir anı bekler misiniz? Nefsiniz her an kontrol ve gözetim altında mıdır? Yoksa siz bunların hiçbirini yaşamaz mısınız?

Tarikatlarda ve diğer tüm öğretilerde en yüksek mertebe hizmet edenlere verilmiştir. İş hayatında başarılı liderler hizmetkâr olanlardır. Hizmet sektörü diye önemli detaylardan oluşan bir iş yapış şekli vardır. Hal böyle iken hizmet etmeyi, hem de işte karşılıksız hizmet etmeyi neden kişiliğimize saldırı gibi algılarız?

Her sorunu cevabı olduğu gibi bu sorunun da cevabı çok basit! Şişkin kocaman egolarımızdan. Şimdi bu yazıyı yazıyorsam biliyorum ki öğrenmem gereken çok şey var. Gülümsemenin ve güzel söz söylemenin sadaka kabul edildiği kültürümüzde şirketimize, yani evimize, gelen misafirlerimize bir bardak su vermek neden derttir, tasadır… bilinmez.

Aynı konuyu ne kadar insan varsa, hepsi de farklı algılar, farklı değerlendirir ve farklı sonuçlara ulaşır. Peki, bu fark neden kaynaklanır? Herkesin imtihanının, öğrenmesi gerekenin farklı olmasından…

Şimdi bu hikâyeyi sizlerle paylaştığıma göre sizin için farklı olan, sizin öğrenmeniz gereken ne?
Elif Oktav Erdemli'nin Bir Bardak Su ile Nefs Terbiyesi makalesini siz de AddThis eklentimiz ile paylaşın:
 
 
 
Ana Sayfa  | Elif Oktav ErdemliDijital Dünya  | Denemeler | İletişim


 Makalelerimi takip etmek için FeedBurner hesabıma kayıt olabilirsiniz. 


elifoktav.com © 2007 - Tüm hakları saklıdır.
Elif Oktav Erdemli`nin facebook sayfası Elif Oktav Erdemli`yi twitter`de takip edin! Elif Oktav Erdemli`nin linkedin sayfası Elif Oktav Erdemli`nin Google + sayfası